Blog

Blog

Rahim İçi Perde Nedir? Belirtileri, Gebeliğe Etkisi ve Tedavisi

Rahim İçi Perde Nedir? Belirtileri, Gebeliğe Etkisi ve Tedavisi

Rahim içi perde, tıbbi adıyla uterin septum veya septate uterus, rahim boşluğunu kısmen ya da tamamen iki bölüme ayıran doğuştan bir rahim şekil farklılığıdır. Pek çok kadın yıllarca hiçbir belirti yaşamadan bu yapıya sahip olabilir. Rahim içi perde bazen rutin bir ultrasonografi sırasında, bazen gebelik planlanırken, bazen de tekrarlayan gebelik kayıpları araştırması sırasında fark edilir.

Rahim içi perde tanısı konulduğunda akla gelen sorular genellikle aynıdır: “Hamile kalabilir miyim?”, “Düşüğe neden olur mu?”, “Ameliyat olmam gerekir mi?” ve “Perde alınırsa gebelik şansım artar mı?”

Bu soruların yanıtı herkes için aynı değildir. Rahim içi perde gebeliğin oluşmasını mutlaka engellemez; ancak özellikle gebelik kaybı ve bazı gebelik komplikasyonlarıyla ilişkili olabilir. Öte yandan rahminde septum saptanan her kadının ameliyat olması gerektiğini söylemek de güncel bilimsel verilerle uyumlu değildir.

2024 yılında güncellenen Amerikan Üreme Tıbbı Derneği (ASRM) kılavuzu, tedavi kararının kişinin gebelik öyküsü, tekrarlayan düşük varlığı, infertilite durumu ve bireysel koşulları dikkate alınarak verilmesini öneriyor.

Rahim İçi Perde Nedir?

Rahim içi perde, rahim boşluğunun ortasında bulunan kas ve bağ dokusu içeren bir yapının rahmi kısmen veya tamamen iki bölüme ayırmasıdır. Doğuştan gelişir ve tıbbi olarak uterin septum veya septat uterus olarak adlandırılır.

Normal rahim boşluğu üst bölümde geniş, aşağıya doğru daralan üçgene benzer bir yapıya sahiptir. Septat uterusta ise rahmin üst kısmından aşağı doğru uzanan bir doku bulunur.

Bu dokunun uzunluğu ve genişliği kişiden kişiye değişebilir. Bazı kadınlarda yalnızca rahim boşluğunun üst kısmında kısa bir septum görülürken, bazılarında yapı rahim ağzına kadar uzanabilir. Daha nadir durumlarda rahim ağzı veya vajinada da eşlik eden bir septum bulunabilir.

Rahim içi perde sonradan oluşan bir “yapışıklık” değildir. Rahim içi ameliyatlar, enfeksiyonlar veya kürtaj sonrasında gelişebilen intrauterin adezyonlar (rahim içi yapışıklıklar) farklı bir durumdur.

Rahim İçi Perde Neden Olur?

Rahim içi perde kişinin anne karnındaki gelişimi sırasında ortaya çıkar.

Kadın üreme sisteminin önemli bir bölümü embriyonik dönemde Müllerian kanallar adı verilen iki yapıdan gelişir. Bu kanallar gelişim sırasında birleşir ve başlangıçta aralarında bulunan dokunun büyük bölümü zamanla kaybolur.

Bu dokunun beklenen şekilde gerilememesi, yani tam olarak rezorbe olmaması sonucunda rahim boşluğunun ortasında bir septum (perde) kalabilir. 

Dolayısıyla rahim içi perde:

  • Beslenme şekli nedeniyle ortaya çıkmaz.
  • Kullanılan bir ilaç nedeniyle sonradan gelişmez.
  • Cinsel ilişkiyle oluşmaz.
  • Düşük geçirmek perdenin oluşmasına neden olmaz.
  • Daha önce yapılan bir rahim içi işlem nedeniyle oluşan yapışıklıklarla aynı durum değildir.

Rahim içi perde genetik midir?

Rahim içi perdenin doğuştan olması, mutlaka kalıtsal olduğu anlamına gelmez.

Müllerian anomalilerin gelişiminde genetik ve gelişimsel mekanizmaların rol oynayabileceği düşünülse de septat uterus için basit ve doğrudan bir kalıtım modeli gösterilmiş değildir. Bu nedenle annede rahim içi perde bulunması, kızında da mutlaka bulunacağı anlamına gelmez.

Rahim İçi Perde Çeşitleri Nelerdir?

Rahim içi perdenin görünümü tek tip değildir. Genel olarak kısmi ve tam septum şeklinde iki temel yapıdan söz edilebilir.

Kısmi rahim içi perde

Kısmi veya parsiyel septumda perde rahmin üst bölümünden başlar ancak rahim boşluğunun tamamı boyunca ilerlemez.

Bazı kısmi septumlar tesadüfen saptanabilir ve hiçbir gebelik sorununa neden olmayabilir.

Tam rahim içi perde

Tam septumda doku rahim boşluğunun üst kısmından rahim ağzına kadar uzanabilir ve rahim boşluğu iki bölüme ayrılmış gibi görünebilir.

Bazı hastalarda servikste ve daha nadiren vajinada da septum bulunabilir.

Ancak septumun yalnızca uzun veya kısa olmasına bakarak kişinin gebelik sonucunun nasıl olacağını tahmin etmek mümkün değildir. ASRM’nin güncel kılavuzu, septumun boyutu veya şeklinin tek başına olumsuz gebelik sonucunu öngörmek için kullanılmamasını öneriyor.

Rahimde Perde Belirtileri Nelerdir?

Kısa cevap: Rahim içi perde çoğu zaman belirti vermez. Tekrarlayan gebelik kayıplarının veya gebelik komplikasyonlarının araştırılması sırasında fark edilir.

Bir kişinin doğuştan rahim içi perdeye sahip olup bunu yıllarca bilmemesi mümkündür.

Bazı kadınlarda ağrılı adet veya pelvik ağrı bulunabilir; ancak bunlar septat uterusa özgü belirtiler değildir. Ağrının endometriozis, adenomyozis, miyom, yumurtalık kisti veya başka jinekolojik nedenleri de araştırılmalıdır.

Rahim ağzı veya vajinaya kadar uzanan daha kompleks septumlarda nadiren cinsel ilişkide ağrı veya anatomik farklılıklara bağlı yakınmalar ortaya çıkabilir.

Rahim içi perde hormon üretimini doğrudan etkilemediği için adet gecikmesi veya düzensizliğinin tipik bir nedeni değildir.

Rahim İçi Perde Hamile Kalmaya Engel Olur mu?

Rahim içi perde bulunan bir kadın doğal yollarla hamile kalabilir.

Güncel veriler rahim içi perdenin kesin olarak tek başına infertiliteye (kısırlığa) neden olduğunu göstermeye yetmiyor.

ASRM’nin 2024 kılavuzu da bu konuda yeterli kanıt olmadığını ve septate uterus ile infertilite arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağını belirtiyor.

Bu nedenle gebelik oluşmayan bir kişide yalnızca rahim içi perdeye odaklanmak doğru değildir.

Yaş, yumurtlama durumu, yumurtalık rezervi, tüplerin açıklığı, sperm parametreleri, endometriozis ve diğer infertilite nedenleri birlikte değerlendirilmelidir.

Rahim İçi Perde Düşüğe Neden Olur mu?

Burada bilimsel ilişki daha belirgindir.

Rahimde perdenin özellikle spontan düşük ve bazı olumsuz gebelik sonuçlarıyla ilişkili olduğu gösterilmiştir.

ASRM’nin değerlendirdiği meta-analizlerde septate uterusu bulunan kadınlarda birinci ve ikinci trimester gebelik kayıplarının daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Preterm doğum ve bebeğin makat ya da transvers gibi baş dışındaki pozisyonlarda bulunma olasılığı da artabilir.

Royal College of Obstetricians and Gynaecologists (RCOG) de septate uterus ve bikornuat uterus gibi bazı doğuştan rahim şekil farklılıklarının düşük olasılığını artırabileceğini belirtmektedir.

Ancak burada iki noktanın altını çizmek gerekir:

  • Rahim içi perde varsa mutlaka düşük yaşanmaz.
  • Aynı şekilde, yaşanan her düşük de rahim içi perde nedeniyle gerçekleşmez.

Tekrarlayan gebelik kayıpları değerlendirilirken rahim anatomisinin yanı sıra genetik, hormonal ve diğer olası nedenler de göz önünde bulundurulur.

Rahim İçi Perde Gebelikte Hangi Sorunlarla İlişkili Olabilir?

Septate uterus bulunan kadınların büyük bölümü gebelik yaşayabilir. Bununla birlikte bazı gebelik komplikasyonlarının görülme olasılığı artabilir.

Bunlar arasında:

  • Erken gebelik kaybı,
  • İkinci trimester gebelik kaybı,
  • Erken doğum,
  • Bebeğin baş gelişi dışında bir pozisyonda bulunması,
  • Bazı çalışmalarda fetal büyüme sorunları,
  • Sezaryen doğum olasılığında artış

yer almaktadır.

Bu risklerin her kadında aynı olmadığı ve septate uterus tanısının sağlıklı bir gebeliğin mümkün olmadığı anlamına gelmediği unutulmamalıdır.

Rahim İçi Perde Nasıl Anlaşılır?

Rahim içi perde tanısında günümüzde ilk tercih edilen noninvaziv yöntemlerden biri üç boyutlu transvajinal ultrasondur.

2024 ASRM kılavuzu, rahim şeklini değerlendirmek için 3 boyutlu transvajinal ultrasonu, gerektiğinde rahim içine sıvı verilerek yapılan sonohisterografi ile birlikte veya tek başına ilk basamak yöntem olarak önermektedir.

ESHRE de doğuştan rahim anomalilerinin değerlendirilmesinde 3 boyutlu transvajinal ultrasonun yüksek tanısal doğruluğuna dikkat çekmektedir.

Rahim filmi rahim içi perdeyi gösterir mi?

Histerosalpingografi yani HSG, halk arasında bilinen adıyla rahim filmi, rahim boşluğunun şeklini gösterebilir ve bir septumdan şüphelenilmesini sağlayabilir.

Ancak HSG rahmin dış yüzeyini yeterince değerlendiremediği için bazı rahim anomalilerini birbirinden ayırmada tek başına yeterli olmayabilir.

MR gerekli midir?

Manyetik rezonans görüntüleme rahim anatomisini ayrıntılı biçimde gösterebilir. Ancak 3 boyutlu ultrasonun yeterli bilgi verdiği hastalarda rutin olarak MR gerekmez.

Tanının belirsiz olduğu veya daha kompleks bir Müllerian anomaliden şüphelenilen durumlarda tercih edilebilir.

Histeroskopi tanıda kullanılır mı?

Histeroskopide ince bir kamera yardımıyla rahim boşluğunun doğrudan görülmesi mümkündür.

Ancak rahim içindeki görüntüyü göstermekle birlikte rahmin dış konturu hakkında tek başına yeterli bilgi sağlamaz. Bu nedenle özellikle septate uterus ile bikornuat uterus ayrımında görüntüleme yöntemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

Rahim İçi Perde ile Çift Rahim Aynı Şey midir?

Hayır.

Rahim içi perde bazen bikornuat uterus (iki boynuzlu rahim) veya uterus didelfis gibi başka doğuştan rahim anomalileriyle karıştırılabilir.

Septate uterusta rahmin dış şekli çoğunlukla normale yakındır; asıl ayırım rahim boşluğunun içindedir.

Bikornuat uterusta ise rahmin üst dış bölümünde de belirgin bir çöküntü bulunur ve rahim dışarıdan iki bölümlü bir yapıya sahip olabilir.

Bu ayırım tedavi açısından önem taşır çünkü her iki durumun yönetimi aynı değildir.

Rahim İçi Perde Tedavi Gerektirir mi?

Rahim içi perdesi bulunan herkesin ameliyat olması gerekmez.

Güncel yaklaşımda tedavi kararı yalnızca ultrasonografi görüntüsüne bakılarak verilmez.

  • Daha önce gebelik kaybı yaşanıp yaşanmadığı,
  • Tekrarlayan düşük öyküsü,
  • İnfertilite varlığı,
  • Daha önceki gebeliklerde erken doğum veya başka komplikasyon bulunması,
  • Septumun anatomik özellikleri,
  • Kişinin gebelik planı,
  • Yaş ve diğer fertilite faktörleri değerlendirilmelidir.

Tekrarlayan düşük varsa

2024 ASRM kılavuzu, rahim içi perde ile birlikte tekrarlayan gebelik kaybı öyküsü bulunan hastalarda histeroskopik septum insizyonunun hasta ile fayda ve riskler konuşularak seçenek olarak sunulmasını önermektedir.

RCOG’nin konjenital rahim anomalileriyle ilgili güncel değerlendirmesi de tekrarlayan düşük yaşayan ve septat uterusu bulunan kadınlarda cerrahinin bireysel olarak değerlendirilebileceğini belirtmektedir.

İnfertilite varsa

Septumun alınmasının yalnız infertilitesi olan kadınlarda canlı doğum oranını artırdığı kesin olarak gösterilmiş değildir.

Tesadüfen bulunduysa

Başka bir nedenle yapılan ultrasonda rahim içi perde saptanmış ancak kişi henüz gebelik denememişse, yalnız ileride sorun çıkabileceği düşüncesiyle rutin ameliyat yapılmasını destekleyen yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır.

Rahim İçi Perde Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Cerrahi tedavi gerektiğinde kullanılan yöntem histeroskopik septum kesilmesi veya histeroskopik metroplasti olarak adlandırılır.

Karından kesi yapılması gerekmez.

Histeroskop adı verilen ince optik cihaz vajina ve rahim ağzı yoluyla rahim boşluğuna ilerletilir. Kamera yardımıyla septum görülür ve kontrollü şekilde orta hattan kesilerek rahim boşluğunun normal anatomisine yaklaşması amaçlanır.

İşlemin süresi septumun yapısına ve uygulanan yönteme göre değişebilir. Birçok hasta aynı gün taburcu olabilir; ancak anestezi yöntemi ve hastanede kalış süresi kişiye ve yapılan işlemin kapsamına göre planlanır.

Rahim Perdesi Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Histeroskopik septum cerrahisi minimal invaziv bir işlem olsa da her cerrahi girişim gibi tamamen risksiz değildir.

Olası komplikasyonlar arasında:

  • Rahim duvarında perforasyon (delinme),
  • Kanama,
  • Enfeksiyon,
  • Rahim içi yapışıklık,
  • Kullanılan sıvılarla ilişkili nadir komplikasyonlar,
  • Septumun yetersiz veya aşırı kesilmesi

bulunabilir.

Ameliyattan Sonra Spiral, Balon veya Östrojen Kullanmak Gerekir mi?

Eskiden rahim içinde yapışıklık oluşmasını önlemek amacıyla ameliyat sonrası rahim içi balon, spiral veya östrojen tedavileri daha sık kullanılabiliyordu.

Ancak güncel bilimsel veriler bunların herkese rutin olarak uygulanmasını desteklemiyor.

ASRM’nin 2024 kılavuzuna göre ameliyat sonrasında rahim içi yapışıklığı önlemek amacıyla rutin östrojen, rahim içi balon veya spiral kullanımının faydasını gösteren yeterli yüksek kaliteli kanıt bulunmamaktadır.

Bu nedenle ameliyat sonrası takip protokolü hastaya ve cerrahinin özelliklerine göre kişiselleştirilmelidir.

Rahim Perdesi Ameliyatından Sonra Ne Zaman Hamile Kalınabilir?

Rahim içindeki dokunun iyileşmesi için belirli bir süre gerekir.

ASRM’nin değerlendirdiği çalışmalarda ameliyat sonrası yaklaşık iki ay içinde rahim boşluğunun iyileşmesini tamamlayabildiği gösterilmiştir. Mevcut verilere göre tedavi sonrasında gebelik veya yardımcı üreme tedavisine 1–2 ay içinde başlanabilmesi mümkündür ve daha uzun süre beklemenin gebelik sonucunu iyileştirdiğini gösteren kanıt bulunmamaktadır.

Ancak gebelik için uygun zaman, yapılan işlemin kapsamına ve kontrol bulgularına göre cerrah tarafından belirlenmelidir.

Rahim İçi Perde Ameliyatından Sonra Normal Doğum Yapılabilir mi?

Histeroskopik septum cerrahisi geçirilmiş olması tek başına sezaryen zorunluluğu anlamına gelmez.

Doğum şekli; gebeliğin seyri, bebeğin pozisyonu, plasentanın durumu, daha önce geçirilmiş diğer rahim ameliyatları ve obstetrik nedenlere göre belirlenir.

Bu nedenle daha önce rahim içi perde ameliyatı geçirmiş kadınların gebelik takibinde ameliyat öyküsünü kadın hastalıkları ve doğum hekimiyle paylaşması gerekir.

Ne Zaman Uzmana Başvurulmalı?

Aşağıdaki durumlarda rahim anatomisinin değerlendirilmesi gündeme gelebilir:

  • Tekrarlayan gebelik kaybı yaşanması,
  • Bir veya daha fazla ikinci trimester gebelik kaybı,
  • Nedeni açıklanamayan infertilite,
  • Daha önceki gebeliklerde tekrarlayan erken doğum veya fetal prezentasyon sorunlarının yaşanması,
  • Ultrasonografi veya rahim filminde rahim şekil bozukluğundan şüphelenilmesi,
  • Başka bir nedenle yapılan incelemede uterin septum görülmesi.

Rahim içi perde saptanması tek başına acil bir durum değildir. Ancak özellikle gebelik planlanıyorsa, daha önce düşük yaşandıysa veya başka bir üreme sorunu bulunuyorsa bulgunun doğru sınıflandırılması tedavi kararını etkileyebilir.

Sık Sorulan Sorular

Rahimde perde olup hamile kalınır mı?

Evet. Rahim içi perde yumurtlamayı veya döllenmeyi doğrudan engellemez ve birçok kadın doğal yollarla hamile kalabilir. Bununla birlikte düşük ve bazı gebelik komplikasyonlarının olasılığı artabilir.

Rahim içi perde kısırlık yapar mı?

Rahim içi perde ile infertilite arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi gösterilmiş değildir. Gebelik oluşmuyorsa diğer kadın ve erkek infertilite nedenleri de değerlendirilmelidir.

Rahimde perde düşüğe neden olur mu?

Septate uterus spontan düşük riskinin artmasıyla ilişkilidir. Ancak rahim içi perde bulunan herkes düşük yaşamaz ve her gebelik kaybının nedeni septum değildir.

Rahim içi perde ultrasonografide görülür mü?

Evet. Özellikle 3 boyutlu transvajinal ultrason, rahim içi perdenin değerlendirilmesinde günümüzde tercih edilen yöntemlerden biridir.

Rahim filminde perde belli olur mu?

Rahim filmi septumdan şüphelenilmesini sağlayabilir ancak rahmin dış yüzeyini yeterince değerlendirmediği için septate uterus ile bazı diğer rahim anomalilerini kesin olarak ayırmak için ek görüntüleme gerekebilir.

Rahim içi perde ameliyatı şart mı?

Hayır. Şikâyeti olmayan ve henüz gebelik denememiş her kişide ameliyat gerektiğini gösteren yeterli kanıt yoktur. Tedavi kararı gebelik ve düşük öyküsüne göre kişiselleştirilir.

Rahim perdesi ameliyatı nasıl yapılır?

Cerrahi gerektiğinde genellikle vajinal yoldan rahim içine ilerletilen histeroskop yardımıyla septum kontrollü olarak kesilir. Karından cerrahi kesi yapılmaz.

Rahim içi perde ameliyatından sonra tekrar oluşur mu?

Septum doğuştan gelişen bir yapı olduğu için cerrahi sonrasında yeniden “büyümesi” beklenen bir durum değildir. Bununla birlikte yetersiz insizyon veya nadiren rahim içi yapışıklık gibi durumlar takip sırasında değerlendirilebilir.

Rahim içi perde adet düzensizliği yapar mı?

Genellikle hayır. Septate uterus hormonal sistemi doğrudan etkilemediği için adet gecikmesi veya düzensizliğinin tipik nedeni değildir. Adet düzensizliği varsa hormonal ve jinekolojik diğer nedenler araştırılmalıdır.

Rahim içi perde ile çift rahim aynı şey midir?

Hayır. Septate uterus, bikornuat uterus ve uterus didelfis birbirinden farklı doğuştan rahim anomalileridir. “Çift rahim” ayrımında arkuat uterus normal varyant olarak değerlendirilebilen bir görünümdür ve septumla karıştırılmaması, gereksiz ameliyatı önlemek açısından önemlidir. Doğru ayrım özellikle tedavi planlaması açısından önem taşır.

Sonuç

Rahim içi perde, doğuştan gelişen ve çoğu zaman kişi farkında olmadan yıllarca varlığını sürdürebilen bir rahim şekil farklılığıdır. Tek başına “hamile kalamazsınız” veya “mutlaka düşük yaparsınız” anlamına gelmediği gibi, ultrasonla görüldüğü anda mutlaka ameliyat edilmesi gereken bir durum da değildir.

Bilimsel verilerin daha güçlü olduğu alan, septate uterus ile tekrarlayan gebelik kayıpları arasındaki ilişkidir. Bu hasta grubunda histeroskopik cerrahi değerlendirilebilir. Yalnız infertilitesi bulunan veya tesadüfen septum saptanan kadınlarda ise kararın daha bireysel verilmesi gerekir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; kişisel tanı veya tedavi önerisinin yerine geçmez.

İlgili Diğer Yazılar

Genital Estetik Nedir? Hangi İşlemleri Kapsar, Kimler İçin Uygundur?

Genital Estetik Nedir? Hangi İşlemleri Kapsar, Kimler İçin Uygundur?

Genital estetik; dış genital bölge ve vajinal bölgeye yönelik, cerrahi ya da bazı durumlarda cerrahi dışı uygulamaları kapsayan geniş bir başlıktır. En sık konuşulan işlemler arasında iç dudak estetiği olarak bilinen labioplasti, vajinal daraltma amacıyla planlanan vajinoplasti, doğum sonrası deformasyonların düzenlenmesinde gündeme gelebilen perineoplasti ve bazı özel durumlarda klitoral hudoplasti yer alır.

PCOS Artık PMOS Olarak Anılıyor: Bu Değişiklik Kadın Sağlığı İçin Ne Anlama Geliyor

PCOS Artık PMOS Olarak Anılıyor: Bu Değişiklik Kadın Sağlığı İçin Ne Anlama Geliyor

Kadın sağlığında uzun yıllardır en sık konuşulan hormonal durumlardan biri olan PCOS, yani Polikistik Over Sendromu, artık uluslararası literatürde daha kapsayıcı bir isimle anılmaya başlandı: PMOS – Poliendokrin Metabolik Over Sendromu.

Bu değişiklik yalnızca kelimelerin yer değiştirmesi değil. Aslında yıllardır “yumurtalıkta kist var mı, yok mu?” sorusuna sıkışan bir tablonun, çok daha geniş bir sağlık çerçevesinde yeniden tanımlanması anlamına geliyor.

Genital Enfeksiyonlar Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır? 

Genital Enfeksiyonlar Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır? 

Genital enfeksiyonlar, vajina, vulva, serviks ve kimi zaman idrar yolu ya da pelvik bölgeyi etkileyebilen, oldukça sık görülen sağlık sorunları arasında yer alır. Pek çok kişi bu başlığı yalnızca vajinal akıntı ile ilişkilendirse de, aslında kaşıntı, yanma, kötü koku, tahriş, ilişkide ağrı, idrar yaparken sızlama ve kasık rahatsızlığı gibi farklı belirtiler de tabloya eşlik edebilir. Buradaki en önemli nokta şudur: Her akıntı enfeksiyon değildir ve her enfeksiyon da aynı şekilde seyretmez. Belirtiler birbirine benzeyebilir; ancak altta yatan neden farklı olabilir.