Blog

Blog

Miyomlar Hakkında En Çok Merak Edilen 10 Soru

Miyomlar Hakkında En Çok Merak Edilen 10 Soru

Miyomlar, rahmin kas dokusundan gelişen iyi huylu oluşumlardır. Tıbbi adı leiomyom olan miyomlara halk arasında “rahim uru” da denir. Oldukça yaygın olmalarına rağmen her miyom aynı şekilde davranmaz. Bazıları birkaç milimetre boyutunda kalır ve hiçbir belirti vermezken, bazıları yoğun adet kanaması, kansızlık, kasık ağrısı, pelvik basınç, sık idrara çıkma veya gebelikle ilgili sorunlara yol açabilir.

Bu nedenle ultrasonda miyom görülmesi tek başına “ameliyat gerekir” anlamına gelmez. Tedavi kararında miyomun yalnızca çapına değil; rahimdeki yerine, sayısına, oluşturduğu belirtilere, rahim boşluğunu etkileyip etkilemediğine, kadının yaşına ve gebelik planına birlikte bakılır.

Peki miyom neden olur? Hangi belirtileri verir? Hamileliği etkiler mi? Kaç santimetre olduğunda ameliyat gerekir? Menopozdan sonra küçülür mü? Bitkisel yöntemlerle eritilebilir mi?

Miyomlar hakkında en çok merak ederek sorduğunuz 10 soruyu, güncel tıbbi bilgiler doğrultusunda yanıtladık.

1. Miyom Nedir ve Neden Olur?

Miyom, rahmin düz kas hücrelerinden gelişen ve çoğunlukla iyi huylu olan bir oluşumdur. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik özellikler, östrojen ve progesteron hormonları ile çeşitli büyüme faktörlerinin gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir.

Miyomların neden bazı kadınlarda gelişip bazılarında gelişmediği tam olarak açıklanamamıştır. Genetik değişikliklerin yanı sıra östrojen ve progesteron hormonlarının miyom büyümesinde rol oynadığı bilinmektedir. Aile öyküsü de riskle ilişkilidir.

Miyomlar tek olabileceği gibi rahimde farklı büyüklüklerde çok sayıda miyom da bulunabilir.

Yerleşimlerine göre temel olarak üç gruba ayrılırlar:

Submüköz miyom

Rahim boşluğuna doğru büyür. Boyutu küçük olsa bile yoğun adet kanamasına yol açabilir ve rahim boşluğunu bozduğu durumlarda üreme sonuçlarını etkileyebilir.

İntramural miyom

Rahmin kas tabakası içinde gelişir. En sık görülen miyom tiplerinden biridir. Büyüdüğünde kanama, ağrı, basınç ve rahimde büyümeye neden olabilir.

Subseröz miyom

Rahmin dış yüzeyine doğru büyür. Rahim boşluğunu etkilemediği için kanama veya doğurganlık üzerindeki etkisi daha sınırlı olabilir; ancak büyük olduğunda mesane ve bağırsak gibi çevre organlarda bası oluşturabilir.

Miyomlar daha çok üreme çağında görülür. Menopozdan sonra hormon düzeylerinin azalmasıyla birlikte birçok miyom küçülme eğilimi gösterir.

2. Miyom Belirtileri Nelerdir? Miyom Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Miyomu olan her kadında belirti görülmez. Hatta birçok miyom rutin jinekolojik muayene veya ultrason sırasında tesadüfen saptanır.

Belirti oluştuğunda ise şikâyetin türü miyomun büyüklüğünden çok yerine, sayısına ve rahim boşluğu üzerindeki etkisine bağlı olabilir.

En sık görülen miyom belirtileri şunlardır:

  • Normalden daha yoğun adet kanaması
  • Adetin uzun sürmesi
  • Adet döneminde belirgin ağrı veya kramp
  • Ara kanamalar
  • Kansızlık, halsizlik ve çabuk yorulma
  • Kasık veya alt karında basınç hissi
  • Karında büyüme veya şişkinlik
  • Bel ve alt karın ağrısı
  • Sık idrara çıkma
  • Mesaneyi tam boşaltmakta güçlük
  • Kabızlık veya rektum üzerinde bası
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı

Özellikle yoğun adet kanaması demir eksikliği anemisine yol açabilir. Uzun süren halsizlik, çarpıntı, nefes darlığı veya yorgunluğun altında bazen fark edilmeyen kronik kan kaybı bulunabilir.

Miyom tanısı nasıl konur?

Tanıda genellikle ilk kullanılan görüntüleme yöntemi pelvik ultrasonografi ve transvajinal ultrasonografidir. Ultrasonografi miyomun sayısı, büyüklüğü ve rahimdeki yeri hakkında bilgi verir.

Bazı hastalarda rahim boşluğunun daha ayrıntılı değerlendirilmesi için sonohisterografi veya histeroskopi kullanılabilir. Çok sayıda miyom, büyük miyomlar veya cerrahi planlama söz konusu olduğunda MR görüntüleme de gerekebilir.

3. Miyom Kansere Dönüşür mü?

Miyomlar iyi huylu oluşumlardır ve büyük çoğunluğu kanser değildir.

Rahmin düz kas dokusundan gelişebilen leiomyosarkom adı verilen nadir bir kanser türü vardır. Ancak bunu “miyom zamanla kansere dönüşür” şeklinde açıklamak doğru değildir.

Nadiren miyom olduğu düşünülen bir rahim kitlesinin ameliyat sonrası patolojik incelemesinde farklı bir tümör olduğu anlaşılabilir. Bu nedenle özellikle şüpheli görüntüleme bulguları olan, menopoz sonrası dönemde büyüyen veya yeni ortaya çıkan rahim kitleleri dikkatle değerlendirilir.

Öte yandan “miyom hızla büyüyorsa kesin kanserdir” şeklinde bir çıkarım da doğru değildir. Miyomların büyüme hızı kişiden kişiye değişebilir ve tek başına büyüme hızı kanser tanısı koydurmaz.

4. Miyom Hamile Kalmaya veya Gebeliğe Engel mi?

Her miyom gebeliği engellemez.

Doğurganlık üzerindeki etki büyük ölçüde miyomun bulunduğu yere bağlıdır.

Rahim boşluğuna doğru büyüyen submüköz miyomlar, embriyonun rahim içine tutunabileceği alanı bozabildiği için gebelik şansını azaltabilir ve düşük olasılığını artırabilir.

Rahim boşluğunu belirgin şekilde bozan bazı intramural miyomların da doğurganlığı etkileyebileceği düşünülmektedir. Buna karşılık rahmin dış yüzeyine doğru büyüyen subseröz miyomların doğurganlık üzerindeki etkisi genellikle daha sınırlıdır.

Gebelik sırasında bazı miyomlar ağrıya neden olabilir veya plasentanın yerleşimi, bebeğin pozisyonu, erken doğum ve doğum şekli üzerinde etkili olabilir. Bununla birlikte miyomu olan pek çok kadın doğal yollarla gebe kalabilir ve sağlıklı bir gebelik geçirebilir.

Gebelik planlayan bir kadında tedavi kararı verirken yalnız miyomun çapına bakılmaz. Rahim boşluğuyla ilişkisi, kişinin yaşı, yumurtalık rezervi, diğer infertilite nedenleri ve geçmiş gebelik öyküsü birlikte değerlendirilir.

5. Miyom Ameliyatı Ne Zaman Gerekir? Miyom Kaç cm Olunca Alınır?

Bu konuda internette en sık karşılaşılan bilgilerden biri “5 cm’yi geçen miyom alınır” veya “7 cm üzerinde ameliyat şarttır” gibi kesin sınırlardır.

Miyom ameliyatı için herkese uygulanabilecek tek bir santimetre sınırı yoktur.

Örneğin rahim boşluğuna doğru büyüyen 2–3 cm’lik bir submüköz miyom ciddi kanamaya veya gebelik sorununa neden olabilirken, rahmin dışına doğru büyüyen 6 cm’lik bir miyom hiçbir belirti vermeyebilir.

Tedavi veya ameliyat kararı özellikle şu durumlarda gündeme gelebilir:

  • Yoğun kanamanın kansızlığa yol açması
  • Kanamanın günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemesi
  • Sürekli veya şiddetli pelvik ağrı
  • Mesane veya bağırsak üzerinde bası
  • Rahim boşluğunu bozan miyom
  • Miyomla ilişkili olduğu düşünülen infertilite veya tekrarlayan gebelik kaybı
  • Çok büyük veya belirgin şekilde büyüyen miyomlar
  • Tanının görüntüleme yöntemleriyle netleştirilememesi

Miyom ameliyatı nasıl yapılır?

Rahmi koruyarak yalnızca miyomların çıkarılması miyomektomi olarak adlandırılır.

Miyomun yerine, büyüklüğüne ve sayısına göre:

  • Histeroskopik miyomektomi
  • Laparoskopik miyomektomi
  • Robotik cerrahi
  • Açık abdominal miyomektomi

uygulanabilir.

Rahim boşluğuna uzanan uygun submüköz miyomlar histeroskopiyle, vajina ve rahim ağzından girilerek karında kesi yapılmadan çıkarılabilir.

Çocuk sahibi olma isteği olmayan ve diğer tedavilerin uygun olmadığı bazı hastalarda histerektomi, yani rahmin alınması da tedavi seçeneklerinden biri olabilir. Ancak miyom tanısı tek başına rahmin alınması gerektiği anlamına gelmez.

6. Miyom Bitkisel Yollarla, Soğan Kürüyle veya Benzeri Yöntemlerle Geçer mi?

Soğan kürü veya benzeri ev yapımı bitkisel uygulamaların miyomu ortadan kaldırdığını ya da erittiğini gösteren yeterli ve güvenilir klinik kanıt bulunmamaktadır.

Bitkisel ürünler ve çeşitli doğal bileşikler üzerine araştırmalar yapılmaktadır. Ancak mevcut çalışmalar, bu yöntemlerin miyom için standart tıbbi tedavilerin yerine kullanılabileceğini gösterecek düzeyde değildir.

Burada temel sorun yalnızca kullanılan kürün işe yarayıp yaramaması değildir.

Yoğun kanaması, kansızlığı veya belirgin ağrısı olan bir kişinin yalnızca bitkisel yöntemlere yönelerek tıbbi değerlendirmeyi ertelemesi, altta yatan sorunun ilerlemesine veya yaşam kalitesinin daha fazla etkilenmesine yol açabilir.

Ayrıca “doğal” olarak tanımlanan her ürün zararsız değildir. Bazı bitkisel ürünler kullanılan ilaçlarla etkileşebilir veya karaciğer ve böbrek üzerinde istenmeyen etkilere neden olabilir.

Bu nedenle kullanılan bitkisel ürünlerin de hekime bildirilmesi uygun olur.

7. Miyom Ağrısı Nerelere Vurur?

Miyom ağrısının tek bir yeri yoktur.

Miyomun büyüklüğüne ve bulunduğu bölgeye göre ağrı veya basınç:

  • Alt karında
  • Kasık bölgesinde
  • Belde
  • Alt sırtta
  • Pelviste

hissedilebilir.

Bazı kadınlarda adet dönemindeki kramplar daha belirgin hale gelir. Büyük miyomlar çevre dokulara bası oluşturarak sürekli bir dolgunluk veya ağırlık hissine yol açabilir.

Cinsel ilişki sırasında derin ağrı da görülebilir.

Bununla birlikte bel, sırt veya bacak ağrısını otomatik olarak miyoma bağlamak doğru değildir. Endometriozis, adenomyozis, yumurtalık hastalıkları, pelvik taban sorunları ve kas-iskelet sistemi hastalıkları da benzer ağrılara neden olabilir.

Ani başlayan çok şiddetli ağrı ise ayrıca değerlendirilmelidir. Nadiren saplı bir miyomun kendi etrafında dönmesi veya miyom dokusunun kanlanmasının bozulması akut ağrıya yol açabilir.

8. Miyomlar Menopozda Küçülür mü veya Kaybolur mu?

Miyomların önemli bir bölümü menopoz sonrasında küçülme eğilimindedir.

Bunun temel nedeni östrojen ve progesteron düzeylerinin azalmasıdır.

Ancak bu, bütün miyomların menopozla birlikte tamamen yok olacağı anlamına gelmez.

Bazı miyomlar menopoz sonrasında da varlığını sürdürebilir. Hormon tedavileri, vücut ağırlığı ve kişinin biyolojik özellikleri miyomların menopoz sonrasındaki seyrini etkileyebilir.

Daha da önemlisi, menopoz sonrası yeni başlayan vajinal kanama normal kabul edilmemelidir.

“Miyomum var, kanama ondandır” düşüncesiyle kanamayı geçiştirmemek gerekir. Menopoz sonrası kanamanın rahim iç tabakasından kaynaklanan hastalıklar başta olmak üzere farklı nedenleri olabilir ve değerlendirilmesi gerekir.

Menopozdan sonra büyümeye devam eden veya yeni saptanan rahim kitlelerinin de jinekolojik olarak incelenmesi uygun olur.

9. Ameliyatsız Miyom Tedavisi Nasıl Yapılır? Miyom Embolizasyonu Nedir?

Miyom tedavisi yalnızca ameliyattan ibaret değildir.

Belirtilerin türüne, miyomun yerine, boyutuna, kişinin yaşına ve gebelik planına göre ilaç tedavileri veya farklı girişimsel yöntemler kullanılabilir.

İlaç tedavileri

Miyoma bağlı yoğun kanama veya ağrının kontrolünde hastaya uygun olması halinde farklı ilaç seçenekleri kullanılabilir.

Bunlar arasında:

  • Traneksamik asit
  • Bazı hormonal doğum kontrol yöntemleri
  • Levonorgestrel salan rahim içi sistem
  • GnRH agonistleri
  • Bazı GnRH antagonistleri

yer alabilir.

Bu ilaçların tamamının amacı miyomu ortadan kaldırmak değildir.

Bazı tedaviler esas olarak kanamayı ve ağrıyı azaltırken, bazı hormonal ilaçlar belirli bir süre için miyom hacmini küçültebilir. Tedavi sona erdiğinde miyom tekrar büyüyebilir.

Miyom embolizasyonu nedir?

Uterin arter embolizasyonu, miyomları besleyen damarların kontrollü biçimde kapatılmasına dayanan girişimsel radyoloji yöntemidir.

İnce bir kateter damar yoluyla ilerletilir ve miyomu besleyen damarlara küçük partiküller gönderilir. Kan akımı azalan miyom zaman içerisinde küçülür.

Burada önemli bir terminoloji farkı vardır:

Embolizasyon bir “kapalı miyom ameliyatı” değildir.

Embolizasyon girişimsel radyoloji yöntemidir. Laparoskopik veya histeroskopik miyomektomi ise minimal invaziv cerrahi yöntemlerdir.

Embolizasyon rahmini korumak isteyen bazı kadınlar için uygun bir seçenek olabilir. Ancak gelecekte gebelik planlayan kadınlarda doğurganlık ve gebelik sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle çocuk sahibi olmayı planlayan bir hastada miyomektomi, embolizasyon ve diğer tedaviler birbirinin tamamen eşdeğeri olarak düşünülmemelidir.

Başka minimal invaziv yöntemler var mı?

Bazı uygun hastalarda radyofrekans ablasyon (RFA) gibi miyom dokusunu ısıyla küçültmeye yönelik yöntemler de uygulanabilir.

Ancak hangi yöntemin uygun olduğu; miyom sayısı, büyüklüğü, konumu, belirtiler ve gelecekteki gebelik isteğine göre belirlenmelidir.

10. Miyom Cinselliği ve Cinsel İlişkiyi Etkiler mi?

Miyom doğrudan cinsel isteği ortadan kaldıran bir hastalık değildir. Ancak bazı kadınlarda miyoma bağlı belirtiler cinsel yaşamı dolaylı veya doğrudan etkileyebilir.

Özellikle:

  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Pelvik basınç ve dolgunluk
  • Yoğun kanama
  • Kansızlığa bağlı yorgunluk
  • Kronik pelvik ağrı
  • Karında belirgin büyümenin beden algısı üzerindeki etkisi

cinsel yaşam üzerinde etkili olabilir.

Bazı miyomların yerleşimi özellikle derin cinsel ilişki sırasında ağrıya sebep olabilir. Ancak her cinsel ağrının nedeni miyom değildir.

Endometriozis, pelvik taban sorunları, vajinal kuruluk, enfeksiyonlar ve başka jinekolojik durumlar da cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir.

Tedavi sonrasında cinsel yaşamın nasıl etkileneceği yapılan işleme ve kişiye göre değişir. Miyoma bağlı kanama, ağrı ve basınç yakınmalarının azalması bazı kadınlarda yaşam kalitesini ve cinsel konforu artırabilir.

Miyom Tedavisinde Herkes İçin Aynı Yol mu İzlenir?

Hayır.

Miyom tedavisinde asıl soru yalnızca “Miyom ne kadar büyük?” değildir.

Daha doğru değerlendirme şu sorular üzerinden yapılır:

Miyom nerede? Kaç tane? Rahim boşluğunu bozuyor mu? Kanama yapıyor mu? Kansızlığa neden olmuş mu? Ağrı veya bası oluşturuyor mu? Gebelik planı var mı? Menopoza ne kadar yakın?

Belirti vermeyen küçük miyomlarda yalnızca takip yeterli olabilir.

Tedavinin hedefi de kişiden kişiye değişir. Bir kadında temel amaç yoğun adet kanamasını azaltmak olabilirken, başka bir kadında rahim boşluğunu düzelterek doğurganlığın korunması öncelik taşıyabilir.

Bu nedenle aynı boyuttaki iki miyom, iki farklı kadında tamamen farklı şekilde yönetilebilir.

Ne Zaman Uzmana Başvurulmalı?

Aşağıdaki durumlardan biri varsa jinekolojik değerlendirme uygun olur:

  • Adet kanamalarınız eskisine göre belirgin şekilde arttıysa
  • Kanamanız uzun sürüyorsa
  • Çok yoğun adet kanaması yaşıyorsanız
  • Adet dışında kanama başladıysa
  • Halsizlik, çarpıntı veya nefes darlığı gibi kansızlık belirtileri varsa
  • Geçmeyen kasık veya pelvik ağrı bulunuyorsa
  • Karnınızda açıklanamayan büyüme veya basınç hissediyorsanız
  • Sık idrara çıkma veya kabızlık yeni başladıysa
  • Cinsel ilişki sırasında yeni başlayan ağrı varsa
  • Gebelik planlıyor ve miyomunuz olduğunu biliyorsanız
  • Tekrarlayan düşük veya infertilite öykünüz varsa
  • Menopozdan sonra kanama başladıysa

Çok yoğun vajinal kanama veya ani başlayan şiddetli pelvik ağrı durumunda daha hızlı tıbbi değerlendirme gerekebilir.

Sonuç

Miyomlar oldukça sık görülen, çoğunlukla iyi huylu rahim oluşumlarıdır. Ancak “miyom” tanısının herkeste aynı anlama gelmediğini bilmek gerekir.

Bir kadında 2–3 cm’lik bir miyom yoğun kanamaya veya gebelik sorununa yol açabilirken, başka bir kadında daha büyük bir miyom yıllarca hiçbir şikâyet oluşturmayabilir. Bu nedenle tedaviyi yalnızca miyomun santimetresi üzerinden planlamak doğru değildir.

Benzer şekilde her miyom ameliyat gerektirmez; her miyom gebeliğe engel olmaz ve miyom saptanması rahmin alınması gerektiği anlamına gelmez.

İlaç tedavileri, histeroskopik veya laparoskopik cerrahi, miyomektomi, uterin arter embolizasyonu ve bazı ablasyon yöntemleri farklı hastalarda farklı amaçlarla kullanılabilir.

Gynovart’ta miyom değerlendirmesinde amaç yalnızca miyomun varlığını ve büyüklüğünü belirlemek değil; yerleşimini, rahim boşluğuyla ilişkisini, oluşturduğu belirtileri, gebelik planını ve kişinin yaşam kalitesini birlikte değerlendirmek ve buna göre takip veya tedavi yaklaşımını planlamaktır.

Miyomlar her kadında aynı şekilde seyretmez; bu nedenle takip veya tedavi kararı yalnızca miyomun boyutuna göre verilmez. Miyomun yerleşimi, oluşturduğu şikâyetler, yaşınız ve gebelik planınız birlikte değerlendirilmelidir. Ankara’da miyom tanısı, takibi ve cerrahi tedavi seçenekleri hakkında görüş almak için Prof. Dr. Şadıman Kıykaç Altınbaş ile iletişime geçebilirsiniz. Bilgi ve randevu için iletişim sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

İlgili Diğer Yazılar

Rahim İçi Perde Nedir? Belirtileri, Gebeliğe Etkisi ve Tedavisi

Rahim İçi Perde Nedir? Belirtileri, Gebeliğe Etkisi ve Tedavisi

Rahim içi perde, tıbbi adıyla uterin septum veya septate uterus, rahim boşluğunu kısmen ya da tamamen iki bölüme ayıran doğuştan bir rahim şekil farklılığıdır. Pek çok kadın yıllarca hiçbir belirti yaşamadan bu yapıya sahip olabilir. Rahim içi perde bazen rutin bir ultrasonografi sırasında, bazen gebelik planlanırken, bazen de tekrarlayan gebelik kayıpları araştırması sırasında fark edilir.

Genital Estetik Nedir? Hangi İşlemleri Kapsar, Kimler İçin Uygundur?

Genital Estetik Nedir? Hangi İşlemleri Kapsar, Kimler İçin Uygundur?

Genital estetik; dış genital bölge ve vajinal bölgeye yönelik, cerrahi ya da bazı durumlarda cerrahi dışı uygulamaları kapsayan geniş bir başlıktır. En sık konuşulan işlemler arasında iç dudak estetiği olarak bilinen labioplasti, vajinal daraltma amacıyla planlanan vajinoplasti, doğum sonrası deformasyonların düzenlenmesinde gündeme gelebilen perineoplasti ve bazı özel durumlarda klitoral hudoplasti yer alır.